BİRLİKLER

Hazırlayan : Deniz Sayın

KAVRAM VE HUKUKSAL YAPI
ANAYASALAR VE ÖZERKLİK ŞARTI
BİRLİKLERİN HUKUKSAL NİTELİKLERİ
BİRLİKLERİN YÖNETSEL YAPISI
HUKUKSAL SORUNLAR
GELİŞİMİ VE TÜRLERİ
BİRLİKLERİN GENEL GÖRÜNÜMÜ
BİRLİK TÜRLERİ
DEĞERLENDİRME
DİPNOTLAR

BİRLİK TÜRLERİ

YEREL YÖNETİMLERİN TÜRLERİNE GÖRE

Mahalli idareler birlikleri; köyler arasında, belediyeler arasında, il özel idareleri arasında kurulabileceği gibi; köyler-belediyeler, köyler-il özel idareleri, belediyeler-il özel idareleri, köyler-belediyeler-il özel idareleri, arasında kurulabilir. Bazen karşımıza "Tablo 3'ün 'Diğer' satırında görüldüğü üzere, valilik, kaymakamlık, kooperatifler, şirketler, köy hizmetleri müdürlüğü, DSİ bölge müdürlüğü, vakıflar gibi kuruluşlar da birliği oluşturan kuruluşlar olarak karşımıza çıkmakta ise de 1989 yılı sonrasında, Bakanlar kurulu izni verilmesi sırasında yerel yönetim olmayan kuruluşların birliklere katılımı önlenmiş, ancak geçmişteki hukuka aykırı oluşumlar bugüne kadar süre gelmiştir.

Yukarıda, belirtildiği üzere 1.12.1998 tarihi itibariyle birlik sayısı 1322'ye ulaşmıştır. Ancak bunlara ilişkin ayrıntılı veriler elimizde bulunmamaktadır.

Yapılan bir araştırmada, üzere, 1995 yılı Temmuz ayı itibariyle, birliği oluşturan yerel yönetimlerin türlerine göre bir tasnif yapılmış olup; bu veriler günümüze de ışık tutacak niteliktedir.

Yalnızca Köylerin Katılımıyla Kurulan Birlikler

Yukarıda, "Tablo 3" de görüleceği üzere, 1995 yılı Temmuz ayı itibariyle, mevcut 906 birliğin 652'si yalnızca köylerin katılımıyla kurulan birliklerdir.

Bu birliklerin büyük bir çoğunluğu, başkanlığını kaymakamların yaptığı köylere hizmet götürme birlikleridir. (Son zamanlarda kurulan, benzer amaçlı birlikler 'ilçe kalkındırma birlikleri' olarak adlandırılmaktadır.)

Bu birliklerin, genel amaçlı oluşu, başında kaymakamın bulunması nedeniyle yasanın öngördüğü yapıda birlikler değillerdir.

"... içme suyu, sulama suyu, kaplıca, plaj, halıcılık vb. alanlarda kurulan bu hükümlere bağlı ve onlara göre yürütülmek zorundadır. Bu yasal zorunluluk çoğu kez gözden kaçmaktadır. Öyle ki, İçişleri Bakanlığının 1972 yılında belediyelerce kurulacak birlikler için hazırladığı 'Tip Tüzük'e bile birliklerin 2490 ve 1050 sayılı Yasalara bağlı olmayacakları yolunda hükümler koyulmuş ve uygulamada yasal olmayan çeşitli gelişmelere yol açılmıştır. Ayrıca, Tip Tüzük Örnek alınarak kurulan ve genellikle "Hizmet Götürme Birliği" adı verilen birliklerde hizmet konularının açıkça belli edilmesi yasa gereği olduğu halde (1580 sayılı Yasa, madde 133), birliğin hangi hizmet ya da hizmetleri yapacağının genellikle belirlenmemiş olması önemli aksamalara, karışıklıklara, amaçtan sapmalara ve savurganlığa açık kapı bırakan, hatta birlikleri 'hiçbir hizmet yapamaz' duruma düşüren sonuçlar doğurmuştur..." (58)

Kanımızca, merkezi yönetim, köylere hizmet götürme birliklerinin bu durumunatolerans göstermiş, uygulamada büyük olanaksızlıklar içinde faaliyet gösteren kaymakamların elinin altında küçük de olsa bir bütçenin bulunması yeğlenmiştir; bu eğilim, aşağıda değinilen "Mahalli İdareler Reform Tasarısı"nda da kendini göstermekte, üstelik mali yönden ilçe köy birlikleri güçlendirilmektedir.

Yalnızca Belediyelerin Katılımıyla Kurulan Birlikler

1995 yılı Temmuz ayı itibariyle, mevcut 906 birliğin 12'si yalnızca belediyelerin katılımıyla kurulan birliklerdir.

Bu birliklerin büyük bir kısmı, bölgesel nitelikli, çok amaçlı (bu nedenle de yasa dışı olarak nitelendirilen), 1978, 1979 yıllarında Yerel Yönetim Bakanlığının özendirmesi ile kurulan birliklerdir.

"Yerel Yönetim Bakanlığının özendirmesi ile kısa sürede geniş bir yurt düzeyine yayılmış bulunan belediye birlikleri ilk aşamada iki önemli göreve yönelmişlerdir. Türkiye genelinde birlikleri meşgul eden iki konu, tanzim satışları ve belediyeler ya da birlikler arasında ortak araç parkı oluşturmak idi... Ancak 1979 Aralık seçimleri sonucunda hükümetin değişmesiyle birlikte belediye birlikleri ile beraber araç parkı uygulaması ve konuyla ilgili çalışmalar bir yana itilip unutulmuşlardır. ... Bu uygulama daha doğmadan öldüğü için kendisi hakkında bir karar verilemez. Ancak projenin yerel yönetimlerin etkili ve verimli çalışmaları konusunda son derece büyük bir önem taşıdığını vurgulamamız gerekir. Bu proje ile atıl makine kapasitesi önlenmiş olabileceği gibi özellikle alt yapı hizmetlerinin aksaması da önlenmiş olacaktı... Birliklerin Türkiye genelinde ikinci uygulaması olan tanzim satış girişimleri de ne yazık ki istenilen sonucu verememiş hem de geniş bir uygulama alanı bulamamıştır." (59) (60)

Bu dönemde kurulan belediye birliklerinin genel ve siyasi amaçlı oluşu, ayrıca belediyelerin yerine getirilmek istendiği belirtilerek eleştirilmiştir. (61)

1990'lı yıllarda, bölgesel değil, bir il içindeki belediyelerin, daha çok metropoliten nitelikli birlikler kurmaya yöneldikleri görülmektedir. Bu birliklere 1990 yılında 29 belediyenin katılımıyla kurulan Kocaeli Belediyeler Birliği örnek verilebilir.

Yalnızca İl Özel İdarelerinin Katılımı yla Kurulan Birlikler

İl Özel İdaresi Yasasının 145 ve 146. maddeleri, birbirine komşu iller arasında ortak işlerin görülme yöntemini düzenlemektedir. Bu düzenleme, yerel yönetim birliklerine ilişkin bir düzenleme değildir. İl özel idareleri, yasanın tanıdığı bu olanak yanında, kendi aralarında birlik kurma olanağına da sahiptir.

Yerel yönetimler yazınında, bu tür birliğe Vilayetler Hizmet Birliği örnek olarak gösterilmektedir.

Vilayetler Hizmet Birliği, 1985 yılında 67 il özel idaresinin katılmasıyla kurulmuş, daha sonra yeni kurulan illerde birliğe katılmışlardır. Birlik tüzüğünde, birliğin, belirli görevleri yerine getirmek üzere değil, il özel idarelerine verilen görevleri yapmak ve yapılmasına yardımcı olmak üzere kurulduğu görülmektedir.Bu yapısıyla, birliğin "yasa dışı birlik"lerden olduğu söylenebilir.

Vilayetler Hizmet Birliği'nin dikkate diğer bir özelliği de, "arazi itibariyle faaliyet sahasının hududu" ülke sınırları olan tek birlik olmasıdır.

İl Özel İdareleri, Belediyeler ve Köylerin Katılımıyla Kurulan Birlikler

İl Özel İdareleri, belediyeler ve köyler, yalnızca kendi aralarında birlik kurabilecekleri gibi birbirleriyle de birlik kurabilirler.

Temmuz 1995 yılı itibariyle yapılan bir araştırmada, mevcut 906 birliğin; 170'inin Köyler-Belediyeler; 19'unun Köyler-İl Özel İdareleri; 21'inin Belediyeler-İl Özel İdareleri; 29'inin Köyler- Belediyeler-İl Özel İdareleri tarafından kurulduğu belirtilmektedir.

BİRLİĞİN FAALİYET KONUSUNA GÖRE

Birlikler faaliyet konularına göre de sınıflandırılabilir.

Ekonomik ve Ticari Faaliyet Gösteren Birlikler

Birliklerin faaliyetleri ekonomik nitelikli olabilmektedir; birliklerin, kamu hizmeti ve kamu kurumu kavramlarını zorlayarak kar amaçlı faaliyetlerde gösterdikleri gözlenmektedir.

Birliklerin faaliyet alanları bulundukları yerin özelliklerine ve yöre insanının gereksinmelerine ve zamana göre değişmektedir.

Bu tür birliklerin faaliyetlerinden bazıları; sanayi tesisleri yapımı ve işletilmesi, besihane, damızlık ve suni tohumlama, arıcılık, balıkçılık, balıkçı barınağı tesis etme ve işletme; çiftlik tesis etme ve işletme, fidan üretimi; fırın, soğuk hava deposu yaptırma ve işletme; otel, motel, plaj, kaplıca restaurant gibi turistik tesisler yapma ve işletme; olarak sayılabilir.

Sosyal ve Kültürel Amaçlı Birlikler

Bu tür birlikleri faaliyetlerinden bazıları; düşkünler yurdu, huzurevi, kreş, çocuk yuvası, aşevi, öğrenci yurdu, yapma, işletme; konukevi, eğitim tesisleri yapma işletme; kütüphane, tiyatro, sergi ve fuar yapma, işletme; olarak sayılabilir. (62)

Altyapı Hizmetlerini Gerçekleştirmeye Yönelik Birlikler

İçme suyu ve Sulama suyu sağlanması ve dağıtımı; yol yapımı ve malzemesi üretimi; kanalizasyon ve arıtma tesisleri yapımı kurulması; katı atıkların toplanması, taşınması, depolanması, ayrıştırılması ve imhası; çevre koruma; amaçlı birlikler, bu tür birliklerden sayılabilir.

1960'lı yıllarda, sıkça rastlanan ve önemli işlevleri olan hidro-elektrik birlikleri ve telefon birliklerinin tamamına yakını kapanmıştır ve artık, mevzuatın değişmesi ve teknolojik gelişmeler nedeniyle bu tür birlikler kurulmamaktadır.

BİRLİĞİN YER YÖNÜNDEN FAALİYET ALANINA GÖRE

Birlikleri, faaliyet gösterdiği araziye göre şu şekilde de sınıflandırmak olanaklıdır:

İlçe mülki sınırları içindeki yerel yönetimlerin kurduğu birlikler

Köylere hizmet götürme birlikleri yada ilçe kalkındırma birlikleri bu özelliği taşıyan birliklerin en yaygın olanıdır.

İl mülki sınırları içindeki yerel yönetimlerin kurduğu birlikler

İl sınırları içindeki yerel yönetimlerin tümünün yada bir kısmının katılımıyla kurulan birliklerdir.

Bölge birlikleri

Bir bölgedeki yerel yönetimlerin tümünün yada önemli bir kısmının katılımıyla kurulan birliklerdir. Genellikle, belediyelerin katıldığı birlikler olarak karşımıza çıkmaktadır. Ege Belediyeler Birliği, Akdeniz Belediyeler Birliği, bu tür birliklere örnek verilebilir.

Ülke genelinde kurulan birlikler

Bütün il özel idarelerinin katılımıyla kurulan Vilayetler Hizmet Birliği bu tür birliğin tek örneğidir. Türkiye Belediyeler Birliği kurulmasına çalışılmış ise de sonuç alınamamıştır.

Birlik türleri arasında havza birlikleri, metropoliten alan birlikleride sayılmaktadır. (63)

BİRLİĞİN ÜSTLENDİĞİ GÖREV SAYISINA GÖRE

Tek görevli birlikler

Sulama birlikleri bu tür birliklerin yaygın örneğidir.Tek görevli birliklerin performansının daha kolay ölçülebileceği; bu tür birliklerin verimlik, etkenlik, maliyet yönlerinden değerlendirilmesinin kolay olduğu söylenebilir.

Çok amaçlı birlikler

Birden çok görevi üstlenen birliklerdir. Bu birliklerin bazılarında, birden çok ama sınırlı sayıda ve açık olarak birliğin üstlendiği görevler belirtilmiş; bir kısmında bazı görevler sayılmakla birlikte, "altyapı hizmetlerini görmek", "sosyal, kültürel faaliyetlerde bulunmak" gibi son derece geniş bir alanı kapsayacak şekilde etkinlik alanı belirtilmiştir. Birliklerin bir çoğunun faaliyet alanının sınırlarını çizmek ise olanaksızdır; yukarıda, "Hukuksal Sorunlar/Etkinlik Alanı" başlığı altındaaçıklanan nedenlerle bu tür birlikler "yasa dışı birlikler" olarak nitelendirilmektedir.

BİRLİĞİN SÜREKLİ OLUP OLMAMASINA GÖRE

Bu ayrım, birliğin kuruluşunda belirlenen niteliğine göre yapılmaktadır.

Süreli birlikler

Birlik tüzüğünde, birliğin sürekli olup olmadığının, sürekli değilse kaç yıl için kurulduğunun belirtilmesi zorunludur (1580 s. Y. m.135/4). Bir birliğin süreli olmasını üstlenilen görevin niteliği belirlediği gibi, birliği oluşturan yerel yönetimlerin karar organlarının iradeleri de önemlidir; üstlenilen görevin niteliği birliğin sürekli kurulmasına uygun olsa bile, birlik süreli kurulabilir. Özellikle, bir birliğin bir tesis oluşturduktan sonra ortadan kalkması ve tesisin işletilmesinin özel kişilere bırakıldığı, süreli birliklerde sıkça görülebilecek bir uygulamadır.

Sürekli birlikler

Ülkemizdeki birliklerin çoğu bu nitelikte birliklerdir. Bir birlik, kurulduğu usulle dağıtılabilir. Bu birliğin süreli olduğu anlamına gelmez. Birliğe "sürekli birlik" niteliğini kazandıran tüzüğündeki hükümdür.

İŞLEVLERİNE GÖRE

Yerel yönetim birlikleri işlevlerine göre;

1) köylere hizmet götürme birlikleri,
2) sulama birlikleri,
3) genel amaçlı belediye birlikleri
4) kentsel altyapı birlikleri

olarak sınıflandırılabilir.

Bunların içinde kentsel altyapı birlikleri ile sulama birlikleri, yaşadığımız son on yıllık dönemde geleneksel yapılarından uzaklaşarak yeni bir içerik kazanmışlardır. Kentsel altyapı birlikleri uluslararası mali kuruluşlar için çekici bir örgütlenme biçimi ve Çevre ile Turizm bakanlıklarınca desteklenen çalışma aracı olarak dikkat çekmektedir. Benzer biçimde, sulama birlikleri de 1990'lı yıllarda nitelik ve işlev değiştirerek yaygınlaşmaktadır. Her iki birlik örgütlenmesi, uluslararası piyasalara büyük hacimli makine - araç alımı talebiyle çıkmakta, açık sulama dizgesinden kapalı sulama dizgesine geçiş gibi yatırım tekniği değişiklikleri ile kredi ve yatırım taleplerini yükseltmektedirler. Genel amaçlı belediye birlikleri, 1970'li yıllarda canlanan ama günümüzde uykuya yatmış görünen birlik türü olarak nitelenebilir. Bununla birlikte bu kategorideki birliklerden 1990'lı yıllarda kurulanlar, özü bakımından kentsel altyapı birliklerinin karakterine bürünmektedirler. Birliklerin büyük kısmını oluşturan köylere hizmet götürme birliklerinin önemi, gündemde olan yerel yönetim reform tasarılarında bu birliklere ilişkin yeni düzenlemeler nedeniyle artmış bulunmaktadır. 1998, 1999, 2000 yıllarında gündeme gelen Mahalli İdareler Reform Taslakları/Tasarıları'nda "ilçe köy birliği" formülü, geleneksel hizmet götürme birliklerinden hareket etmekte, ancak bunlardan bir hayli farklı bir yapı öngörmektedir. Hizmet götürme birliklerinin önemi, zemin olarak kullanıldığı yeni formüller nedeniyle artmış bulunmaktadır.

Aşağıda, birlik türleri açıklanırken, bu türün bir örneğine ilişkin açıklamalara yer verilmesi yöntemi yeğlenmiş; kentsel altyapı birlikleri ile sulama birliklerine daha ayrıntılı olarak değinilmiştir.

KÖYLERE HİZMET GÖTÜRME BİRLİKLERİ:
İçel İli Erdemli İlçesi Köylerine Hizmet Götürme Birliği

Birlik, 1979 yılında Erdemli ilçesine bağlı 44 köyün üyeliği ile kurulmuştur. Süresiz olarak kurulan Birlik, üye köylerin kapladığı alanda çalışmaktadır. Belli bir ya da birkaç hizmet konusu belirlenmemiştir. Yasa hükmüne aykırı olarak birliğin genel amaçlı çalışması öngörülmüştür. Birlik üye köylere yasalarla verilmiş hizmetleri yerine getirmelerine yardımcı olmak, gerektiğinde hizmeti kendisi yapmak, bir ya da birden fazla köyün yararına olabilecek sosyal, kültürel, tarımsal, sınai, ticari, turistik, vb. hizmetleri devletin, il özel idaresinin mali ve teknik yardımı ile gönüllü halk katılımlarına dayalı olarak gerçekleştirmek üzere kurulmuştur. Birlik meclisinin oluşumu ilginçtir. İlçedeki müdürler, hekim, veteriner, özel idare memuru, banka müdürü, odalar, şoförler derneği temsilcileri birliğin doğal üyesi olarak kabul edilmiştir. Birlik yönetim kurulu ise, birlik meclisinin seçeceği 3 üye, birlik başkanı olarak kaymakam tarafından atanan 2 üye, birlik başkanı ve başkan vekili olmak üzere toplam 7 kişiden oluşmaktadır. Birlik başkan vekili meclisçe seçilmekte ve bu seçim valinin onayıyla kesinleşmektedir. Birlik başkanı ilçe kaymakamıdır. Birliğin 2490 sayılı Arttırma, Eksiltme ve İhale Kanunu ile 1050 sayılı Genel Muhasebe Kanunu hükümlerine tabi olmadığı belirtilmiştir.

GENEL AMAÇLI BELEDİYELER BİRLİĞİ:
Kocaeli Belediyeler Birliği

Kocaeli Belediyeler Birliği 1990 yılında kurulmuştur. Yalnızca belediyelerin katılımıyla kurulan birliğe İzmit, Köseköy, Uzunçiftlik, Arslanbey, Kullar, Hikmetiye, Suadiye, Bahçecik, Döngel, Eşme, Hatip, Maşukiye, Yeniköy, Yuvacık, Gebze, Darıca, Tavşancıl, Gölcük, Değirmendere, İhsaniye, Ulaşlı, Halıdere, Kandıra, Karamürsel, Kızderbent, Ereğli, Altınova, Kaytazdere, Körfez Belediyeleri (29 belediye) üyedir.

Birlik Tüzüğü büyük ölçüde tip tüzük hükümlerine koşut hazırlanmıştır. Tüzüğün 6. maddesinde, birliğin amaçları, görevleri sayılarak belirtilmiştir; bu niteliğiyle birlik çok amaçlı olarak nitelendirilebilir; ancak sayılan görevlerin bazıları "sosyal altyapı hizmetleri", "tüketimin düzenlenmesi", "çevre sorunları" gibi genel ifadeler kullanıldığından birliği genel amaçlı olarak nitelemek daha doğru olur. Birliğin görevlerinden bazıları şunlardır:

Birlik başkanlığının 1996 - 1997 Faaliyet Raporu, kuruluşun etkili ve güçlü bir yapı olmadığını göstermektedir. Bu rapora göre anılan dönemde (1) Türk Belediyecilik Derneği - Konrad Adaneuer Vakfı'nın katkılarıyla seminerler düzenlemek; (2) Üye belediyelerden bazılarının katkılarıyla oluşturulan ortak itfaiye teşkilatının işlerlik kazanması; (3) Üyelerin araç gereç alımında aracılık; (4) Çimento bayiliği yapmak ve aydınlatma malzemeleri almak için firmalarla anlaşma yapmak; (5) Sigorta acentası olarak etkinlik göstermek; (6) Parke üretim tesisini yenilemek; (7) Uzun süredir mali olanaksızlıklar nedeniyle çıkartılamayan "Birliğin Sesi" dergisinin yeniden yayımlamak işleri yapılabilmiştir. Birlik, mevcut durumda kimi ticari etkinliklerde bulunan ve şirketlere ortak olma yoluyla bu kimliğini perçinlemiş olan bir yapı görünümü sunmaktadır.

Birliğin 1997 yılı personel hacmi 8 kişi ile sınırlı kalmıştır. Bunun 5'i birlik müdürü, birlik sekreteri, muhasebeci, memur, daktilograf kadrolu memur statüsünde, 3'ü geçici işçi pozisyonundadır. Bu sınırlı sayıdaki personel için harcamalar, kendisi de oldukça küçük olan birlik bütçesinin %28'sini oluşturmaktadır.

1996 yılı kesin hesabı incelendiğinde, üye belediyelerin katılım payının birliğin en önemli geliri olduğu, bütçe gelirlerinin yarısına yakınını oluşturduğu görülmektedir. Üye belediyelerin katılım payı tahakkuku 3.3 milyar TL olmasına karşın, yalnızca 1.8 TL tahsilat gerçekleşmiştir. 1997 bütçesinde katılma paylarının geciken tahsilinin yapılabileceği umularak, 1997 yılında da gelirlerin yaklaşık yarısının üyelik paylarından karşılanması planlanmıştır.

1997 Yılı Birlik Bütçesi

Gelirin Türü Milyon TL. %
Üye belediyelerin katılma payları 3.600 31,6
Geçen yıl alacakları 1.500 13,2
Muhtelif gelirler 500 4,4
İtfaiye hizmetleri katılım payı 100 0,9
Asfalt makine parkları çevre belediye katkısı 1.900 16,7
Faizler 1.000 8,8
Geri alınacak paralar 300 2,6
Eğitim ve araştırma gelirleri 2.500 21,9
TOPLAM 11.400 100,0

1997 bütçesinde bu kaynağın %28'i personel gideri, %27'si hizmet alımı, %13'ü tüketim malı ve malzeme alımı, %10'u makine teçhizat taşıt alımı için ayrılmıştır. Birlik, bu yıl için yatırım yapmayı öngörmemiştir.

KENTSEL ALTYAPI BİRLİKLERİ

1989 yılında Dünya Bankası kredisi ve Turizm Bakanlığı inisiyatifiyle başlatılan Akdeniz ve Ege Turizm Altyapısı ve Kıyı Yönetimi (kısaca ATAK) Projesi, yerel yönetim birlikleri için yeni bir içerik doğmasına yol açmıştır. Başlıca kentsel altyapı yatırımlarını; özellikle su, kanal, arıtma, katı atık hizmetlerini birlikler eliyle yürütme biçiminde özetlenebilecek bu içerik Marmaris ve Çeşme-Alaçatı birliklerinde ilk örneklerini yaratmış bulunmaktadır. Model ATAK projesi dışında da uygulama alanları bulmaya başlamış durumdadır. Trabzon ve Rize illerindeki belediyeleri kapsaması amaçlanan katı atık birliği bu alanda atılmış iri adımlardan biridir. Aşağıda, bu uygulamalar hakkında karakteristik bilgiler verilmektedir.

Güney Antalya Turizmi Geliştirme ve Altyapı İşletme Birliği (GATAB)

GATAB, Güney Antalya Turizm Gelişim Projesi 'nin ürünü sayılabilir. Proje 1976 yılında geliştirilmiş; uygulama alanı, Antalya ili güney batı kıyılarında 80 km uzunluk ve 3 km derinliğinde bir coğrafya olarak belirlenmiştir. Başlangıçta amaç, kısa dönemde kitle turizmine cevap verecek ölçülerde yatak kapasitesi yaratmak olarak tanımlanmış ve proje Dünya Bankası'ndan 26 milyon dolar kredi sağlanarak başlatılmıştır. İlerleyen yıllarda proje nitelik değiştirmiş, 1989 yılında ATAK Projesi başlatılmıştır. Yine Dünya Bankası'nca desteklenen bu proje, kentsel altyapı işlerinde birlik modelini öne çıkarma etkisi yaratmıştır. GATAB, Marmaris - Armutalan - İçmeler Belediye birliği ve ÇALBİR (Çeşme-Alaçatı Altyapı Birliği), bu projenin ürünleri olarak değerlendirilebilir.

GATAB, 5.1.1989 tarihinde birlik tüzüğünün onaylanmasıyla kurulmuştur. Birliğin üyeleri; Kemer, Beldibi, Çamyuva, Göynük Belediyeleri, Kuzudere, Tekirova, Ulupınar, Çavuşköy, Beycik köyleri ve Antalya İl Özel İdaresidir. Süresiz olarak kurulan birliğin merkezi Kemer'dir. Tüzüğe göre, birliği oluşturan belediye ve köylerin yetki alanları birliğin çalışma alanıdır. Finansman sağlandığı takdirde diğer alanlar da çalışma alanı kapsamında olacaktır. Genel amaçlı bir kuruluş olarak nitelendirilebilecek olan birliğin bazı görevleri şunlardır:

"6/f- Birlik yukarıda belirtilen amaçları gerçekleştirmek ve görev alanına giren işleri yürütmek için denetim ve kontrol yetkisi Birlikte kalmak şartıyla şirketler kurar, kurulmuş ya da kurulacak şirketlere ortak olur.

j- Hizmetlerin yerine getirilmesi için Genel Kurulun tespit edip, Valiliğin onaylayacağı bedel ve tarife üzerinden proje alanındaki ruhsatlı yapı ve tesislerden işletme geliri tahsil eder.

k-Görev alanı içinde zararlılarla mücadele etmek, ekip ve ekipman kurmak.

l- Kamu yararına çalışan dernek, birlik, vakıf, kurum, sandık ve benzeri kuruluşlar ile okullara bütçe olanakları ölçüsünde yardım etmek.

m- Turizmin geliştirilmesine yönelik gerekli çalışmalar yapmak, yürütmek ve bütçe imkanları ölçüsünde kamu kurumlarına yardım etmek."

Tüzüğün 36. maddesinde genel kurul üye tam sayısının 2/3'ünün kararı ve valinin onayı ile birliğin feshedilebileceği belirtilmiştir.

GATAB'ın organları genel kurul, yönetim kurulu ve başkandır. Genel Kurul üyeleri arasında Turizm İl Müdürü ve valilikçe bu kuruluş görevlileri arasından seçilecek iki kişi ve Kemer Kaymakamı da sayılmıştır. Bunun yasal olmadığı açıktır. Genel Kurul'un diğer üyeleri yasanın 144. maddesine göre belirlenecek başkan, birlik üyesi belediyelerin ve köylerin başkanları ile muhtarları ve yerel yönetim meclislerinin üyeleri arasından seçilecek kişilerdir; bu düzenleme de yasal değildir. Birlik başkanı Antalya Valisi tarafından atanacak kişidir.

Tüzüğün 15. maddesinde birlik yönetim kurulunun teşkili düzenlenmiştir. Birlik yönetim kurulu; birlik başkanı, birlik başkan vekili, Kemer Kaymakamı, birliğe üye belediyelerin başkanları, Turizm Bakanlığı Yatırımlar Genel Müdürlüğü temsilcisi, Genel Kurul'un kendi üyeleri arasından iki yıl için seçeceği (bir muhtar olmak kaydıyla) üç üye, Birlik müdürü, Birlik saymanı, Turistik tesisler temsilcisi bir gözlemciden oluşur. Yönetim kurulundaki üye sayısının çokluğu, ayrıca atanmış üyelerin ağırlığı dikkat çekicidir. Tüzüğün birçok hükmü gibi bu hüküm de yasal değildir.

Birliğin gelirleri Tüzüğün 20. maddesinde sayılmıştır; madde diğer birliklerde olduğu gibidir, yalnızca (j) bendi dikkat çekicidir: "20/j- Turizm Bakanlığı tarafından belirlenecek esaslar ve tarife üzerinden hizmetten yararlananlardan alınacak katılım payları." 21. maddede de "Turizm Bakanlığı'nca yaptırılan altyapı tesislerinden yararlanacaklardan bu Bakanlıkça belirlenecek tarifeye göre alınacak Hizmet Katılım Payının %70'i tahsilatı takibeden 30 gün içinde Turizmi Geliştirme Fonu'na bağış olarak yatırılır ve Bakanlığa bilgi verilir. Kalan tutarın kullanımı birlikçe kararlaştırılır" hükmü yeralmıştır.

GATAB ve ALTAŞ Dizgesi

GATAB'ın başlıca özelliği, üstlendiği işleri doğrudan kendisinin yapmamasıdır. Yüzde 51'i GATAB'a, %49'u özel turizm yatırımcıları ile işletmelerine ait olan bir şirket kurulmuş, GATAB'ın görevleri bu şirkete aktarılmıştır. Altyapı İşletme ve Turizm AŞ (ALTAŞ) adlı bu şirket, GATAB'ın üstlendiği görevleri Birlik adına yerine getirmektedir. Bu işler arasında 5 atıksu tesisi, çöp toplama ve imha tesisleri, içme suyu şebekesi, zararlılarla mücadele, ambulans ve itfaiye hizmetleri yer almaktadır. Şirket bu çalışmaları 162 personelle yürütmektedir.

ALTAŞ Ana Mukavelesi'ne göre, şirketin kurucuları 25 anonim şirket ile bir pansiyon işletmesidir. Şirketin toplam 500 hissesinin 255'ine A grubu pay sahibi olarak GATAB, 245 hissesine ise B grubu pay sahibi olarak özel sektör sahiptir. ALTAŞ'ın kuruluş tarihinde Yönetim Kurulu 9 kişiden oluşmuştur: Antalya Valisi, Vali Yardımcısı, Kemer Belediye Başkanı, GATAB'ı temsilen iki kişi ve şirketlerini temsilen 4 kişiden oluşan ilk kurul yapısı, daha sonra üye sayısı 11'e çıkarılarak genişletilmiştir. Şirket, 1997 Faaliyet Raporu'na göre, 1,9 milyar TL net kâr elde etmiş, bu tarihte A grubu hisseleri temsilen yönetim kuruluna Antalya Vali Yardımcısı (Başkan), Kemer, Göynük, Beldibi, Çamyuva Belediye başkanları ile il genel meclisi temsilcisi seçilmiştir. (64)

ALTAŞ, Turizm Bakanlığı'nca GATAB'a tahsis edilen eski çöp imha sahasında Çöp Ayıklama ve Biriket Kompost Tesisi inşaatına başlamış; bunun için 8,6 milyon mark dış kredi kullanmıştır. Bu tesisin yönetimi bir 'icra heyeti'ne bırakılmaktadır. İcra heyetinde yöre belediyeleri, muhtarlıklar, ALTAŞ ve DEMİRSU - RETHMANN şirketleri yer almıştır.

Bir kamu hizmeti yönetimini, kamu otoriteleri ile birlikte özel ve yabancı şirketlerin de sandalye sahibi oldukları bir yönetim altına almak, bu uygulamanın son derece önemli özelliklerinden birisidir. GATAB Modeli, hizmet yetkisini belediyelerden birliğe, birlikten şirkete çekerek; bir yandan merkezi yönetim denetiminden ve bir yandan da yerel halkın demokratik denetiminden uzağa itmiştir. Bu durum, sözü edilen "icra heyeti" uygulamasının gözden kaçırılmasına yol açmaktadır.

Çeşme ve Alaçatı Çevre Koruma Altyapı Tesisleri Yapma ve İşletme Birliği -ÇALBİR

Çeşme ve Alaçatı belediyelerince kurulan ÇALBİR, Bakanlar Kurulu kararı ile 1997 yılı sonunda kurulmuş, (65) Birlik kısa bir süre sonra Dünya Bankası ile anlaşma imzalamıştır. Birlik Tüzüğü'ne göre amacı şöyledir:

"Birliği oluşturan belediyelerin yapmakla görevli ve yükümlü oldukları, fakat maddi veya teknik imkanlarının yetersizliği nedeniyle tek başlarına yerine getiremedikleri içme ve kullanma suyunun temini, kullanılan pissuların çevreyi kirletmeden uygun yerlere aktarılıp boşaltılmaları ve arıtılması, çöp ve katı atıkların toplanması, imhası veya değerlendirilmesi gibi altyapı çalışmalarını ve hizmetlerini yönetmek; yerleşimlerde iç ve dış turizmi olumsuz etkileyen çevre sorunlarını gidermek, bu maksatla devlet aracılığı ile sağlanması mümkün iç ve dış kredilerin kullanımına karşı sorumlu olmak, ilgili ve gerekli tesislerin yapımı, onarımı ve işletmesini yapmak ve yaptırmak ve gerekirse civar köylerin atıksu ve katı atık toplama, imhası veya değerlendirilmesi işini bedeli karşılığı yapmak ve Birliğe ait içmesuyunu bedeli karşılığı bu köylere satmak ve bu tesisleri sürekli olarak çalışır vaziyette bulundurmak."

ÇALBİR, yetkili kılındığı alanda tüm altyapı hizmetlerini yürütmek üzere kurulmuştur. Yetki alanında olmamakla birlikte, kendisini çevre köylere su ya da çöp hizmeti satacak bir kurum olarak tanımlamış durumdadır.

Öte yandan Tüzük, hizmetlerin doğrudan Birlik tarafından yapılmayacağını, Birliğin "altyapı çalışmalarını ve hizmetleri yönetmek" üzere çalışacağını hükme bağlamıştır. Bu ilke şöyle güvence altına alınmıştır:

Madde 12 - "Yatırım ve işletme faaliyetlerini yürütmek üzere öncelikle 2886 sayılı yasaya uygun olarak özel sektöre ihale etmek, ancak özel sektöre ihale edilemeyen işler için üye belediyelerle girişimlerde bulunmak, birlikte şirketler kurmak. "

Meclis, Birliğin görev alanına giren konularda şirket kurulmasına karar verebilecektir. Tüzük, hem doğrudan Birlik'in hem de kuracağı bağlı şirketlerin tahvil ve hisse senedi çıkarmasına olanak sağlamıştır. Bunlar gerekirse borsaya kayıt yaptırabileceklerdir. Ayrıca Birlik Meclisi, ilgili ulusal ve uluslararası kurumlarla işbirliği yapmak üzere Yönetim Kurulu'na yetki verebilecektir. Tüzük ile getirilen yapı, bir kamu kurumundan çok bir sermaye şirketi kuruluşu öngörmüş bulunmaktadır.

ÇALBİR örneği, GATAB örneği ile önemli benzerlikler göstermektedir. Burada da, üstlenilen hizmetlerin doğrudan Birlik eliyle yapılması değil, bir ya da birden çok şirket kurularak şirketler eliyle yönetilmesi öngörülmektedir. Ancak daha önemlisi, bu şirketler de işleri doğrudan yapmak üzere değil ihale etmek üzere kurulmaktadırlar.

Birlik modeli böylece kamu yetkilerinin belediyelerden birliklere, birliklerden şirketlerine, şirketlerinden özel kesime devrine uzanan bir aktarmaya uğratılmasına yol açmaktadır. Bu çok aşamalı modelin, yurttaş ile sorumlu makam arasındaki mesafeyi aşırı ölçüde genişlettiği ve kamu hizmetleri üzerinde demokratik halk denetimi son derece güç hale getirdiği açıktır. Daha önemlisi, bu örnekler yerel yönetim birliği aracının amacın ötesinde kullanılmaya başlandığını; hizmetlerin özelleştirilmesi yönünde bir araca dönüştürüldüğünü göstermektedir.

İçel Sahil Bandı Belediyeleri Pissu Katı Atık Hizmetleri Birliği

Birlik 1996 yılında, 14 belediyenin katılımıyla kurulmuştur. Birliğin tüzüğünde görevlerin pissu ve katı atık hizmetleriyle sınırlandığı görülmektedir. Bu birlik tüzüğünde de, borçlanma ve şirket kurma/katılma konularında birliğin yetkili olduğu belirtilmiştir. Tüzüğün hükümleri İçişleri Bakanlığı'nın ATAK Projesi çerçevesinde kurulacak birliklere 'yararlı bir örnek' teşkil edeceği düşünülerek, (66) Çevre ve Turizm Bakanlıklarının katılımıyla hazırlanan Tip Tüzük hükümlerine benzerdir.

Trabzon ve Rize İlleri Yerel Yönetimler Katı Atık Tesisleri Yapma ve İşletme Birliği (TRAB-Rİ-KAB)

TRAB-Rİ-KAB, 25.9.1996 tarihinde yılında, tüzüğünün vali tarafından onaylanması ve Bakanlar Kurulu izni alınarak kurulmuştur. (Bakanlar Kurulu'ndan izin alınış tarihi belirlenememiştir). Birliğin üyeleri; Trabzon ve Rize merkez belediyeleri, Trabzon ve Rize illerine bağlı belediyelerdir. İl özel idareleri birliğe katılmamıştır. Birlik, süresiz kurulmuş, merkezi Trabzon olarak belirlenmiştir.

Birliğin çalışma alanı, Birliği oluşturan yerel yönetimlerin sınırları içinde kalan alandır ve mücavir alanlar da Birlik alanına dahildir. Birliğin görevleri çöp ve katı atıkların toplanması ve imhası olarak belirlendikten sonra, altyapı ve çevre koruma hizmetleri de Birliğin görevleri arasında sayılmaktadır. Bu niteliğiyle birlik çok amaçlı olarak nitelendirilebilir.

TRAB-Rİ-KAB'ın organları, meclis, yönetim kurulu ve başkandır. Tüzük, çok sayıda kamu görevlisinin meclis üyesi olarak atanmasına olanak tanımasıyla dikkat çekmektedir. Belediye başkanı sıfatlarından ötürü meclis üyesi olanların üyelik süresi belediye başkanlığı görev süresiyle; secimle meclis üyesi olanların üyelik süresi, kendilerini seçen organların hizmet süresiyle sınırlandırılmıştır.

Birlik yönetim kurulunun, bir başkan, birlik meclisince oy hakkına sahip üyeler arasından seçilecek dört asil (dört yedek) üye ile birlik yönetim kurulunca sözleşmeli olarak dışarıdan atanan veya birlik kadrosuna dahil genel sekreter ve saymandan olmak üzere yedi kişiden oluşur. Bu hükmün yasal olmadığı ortadadır. Birlik başkanlığı Trabzon Valisi tarafından yürütülmektedir.

Birlik, katı atık projesini gerçekleştirmeye ağırlık vermiş, 28.5.1998 tarihinde İl Mahalli Çevre Kurulunun yaptığı toplantıda, katı atık projesinin "çevresel etkileri önemsizdir" kararı alınarak projeyle öngörülen ÇED süreci hızla tamamlanmıştır. 1999 yılı bütçesi 64,5 milyar TL olarak belirlenen Birlik, gelirlerin 27,5 milyarlık kısmını "iç ve dış kredi kuruluşlarından alınan krediler" kaleminden sağlamayı planlamıştır. Katı atık projesi için istenen dış kredi talebi Hazine Müsteşarlığı'nca uygun görülerek Alman Hükümetine iletilmiş, Almanya 19 milyon mark dış kredi tahsis etmiştir. Alman Hükümeti adına resmi kredi kuruluşu olan KfW tarafından bölgede inceleme yapılarak bazı aksaklıklar belirlenmiş ve bunların giderilmesi istenmiştir. Tahsis edilen dış kredinin kullanılabilmesi için Hazine Müsteşarlığı başkanlığında, İller Bankası temsilcileri ve TRAB-Rİ-KAB Yönetim Kurulu üyelerinin katılımıyla bir toplantı düzenlenmesi planlanmıştır.

SULAMA BİRLİKLERİ

Ülkemizdeki tarımsal sulama amaçlı tesislerin inşasından iki merkezi kamu kurumu Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) ve Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü (KHGM) sorumludur. Bu iki kurum belli bir debideki su kaynaklarını değerlendirmekle görevlendirilmiştir. KHGM, 500 lt/s debiye kadar olan su kaynaklarının değerlendirilmesinden sorumludur. 500 lt/s'nin üzerindeki debiye sahip olan su kaynaklarının değerlendirilmesinden ise DSİ sorumludur. Bu sorumluluk, tesislerin inşası için gerekli verilerin toplanması, etüd, plan, proje ve inşaat işinin tamamlanmasına kadar kesintisiz olarak sürer. Tesislerin inşası bittikten sonra işletme ve bakım-onarımlarının yapılmasında ise her iki kurum farklı uygulamalara sahiptir.

KHGM, sulama alanında İller Bankası'nın kentsel alanlarda içmesuyu tesisi yapımında sergilediği anlayışla çalışır. Tesisleri inşa eder ve işletilmek üzere tesisin bulunduğu yerdeki köy tüzel kişiliğine veya varsa kooperatife bırakır. Bu tesisle ilgili daha sonraki aşamalarda herhangi bir izleme ve değerlendirme çalışması yapmadığı gibi, yapılan yatırımla ilgili harcamaları da geri almamaktadır. KHGM, bu devir işleminde, karşı tarafa herhangi bir yasal yükümlülük yüklememektedir.

DSİ ise, 1990'lı yıllara kadar inşa ettiği tesislerin büyük kısmını doğrudan kendisi işletmiş, istisnai durumlarda işletmeyi diğer kamu veya özel hukuk tüzel kişilerine devretmiştir. DSİ'ye sulama tesisleri kurmak ve bu tesislerin işletme ve bakım-onarımlarını yapmak görevi, 1953 yılında 6200 sayılı yasaile verilmiştir. Yine aynı yasa ile, DSİ yatırım bedellerini geri almak, işletmelerini yapmadıklarının işlemelerini sağlamak amacıyla ortaklıklar kurmak veya tesisleri gerektiğinde gerçek veya tüzel kişilere devretmek amacıyla Bakanlığa teklifte bulunmak yetkisine sahip kılınmıştır. Anılan yasa, taşkından koruma ve sulama tesislerinin işletme ve bakım-onarımlarıyla ilgili işleri ve bunların ücretlendirilmesiyle ilgili genel hükümleri de içermektedir.

1953-1993 yılları arasında, inşa edilen tesislerden yalnızca işletme birimlerinden uzakta olan veya işletme tesisi kurmak güç ve ekonomik olmayan küçük çaplı gölet ve sulama tesislerinin işletilmesi devredilmiştir. Genel olarak istisnai ya da zorunlu durumlara ait bir uygulama olan devir yöntemi, 1993 yılından başlayarak genel kurala dönüşmüştür. Sulama birlikleri bu tarihten başlayarak hızla artan bir önem kazanmıştır.

1992 yılında, sulama tesislerinin işletilmesini devralmış sulama birliği sayısı yalnızca 17 iken, 1998 yılında bu sayı 250'ye yükselmiştir. 1993 yılına kadar bu uygulama ile toplam 65.000 ha alan devredilmiş iken, 1998 yılında sulama işletmeciliği devredilmiş olan alanın büyüklüğü 1.280.000 ha olmuştur.

DSİ'nin işletmeciliği doğrudan üstlendiği sulama alanı, 1998 yılı başında toplam alanın yalnızca %25'idir. Bu tarihte DSİ 478.570 ha civarında bir alanın işletme ve bakım-onarımını yürütmekte, 1.279.039 ha alanın işletme ve bakım-onarımını devretmiş bulunmaktadır.

Sulama işletmeciliğini devir alanlar köy tüzel kişilikleri, belediyeler (belde, ilçe, büyükşehir), sulama birlikleri, köylere hizmet götürme birlikleri, kooperatifler (sulama ve tarımsal kalkınma kooperatifleri) ve üniversitelerdir. Bunların içinde, sulama yetkisinin kullanıldığı alanın büyüklüğü bakımından birinci sırayı sulama birlikleri almaktadır.

Devredilen Tesisler, 1995 ve 1997 Yılları Sonunda Durum

  1995 sonu 1997 sonu
Kuruluş Adet Alan (ha) Adet Alan (ha)
Köyler 199 31,416 213 30,488
Belediyeler 118 45,733 130 51,607
Birlikler 184 893,764 250 1,162,634
Kooperatifler 19 6,796 33 33,353
Üniversiteler 2 687 3 957
TOPLAM 522 978,576 626

1,279,039

1997 yılı sonunda, devir yetkisini alan kurumların yalnızca %40'ını oluşturan birlikler, sulanan alanın %90'lık bir bölümünde yetki kullanmaktadırlar. 1992 yılında yalnızca 17 olan sulama birliği sayısı, 1997 yılında 250'ye ulaşmıştır. Buna karşılık, aynı yıllar için köy tüzel kişiliği sayısı 99'dan 213'e, belediye sayısı 71'den 130'a, kooperatif sayısı 5'ten 33'e yükselebilmiştir.

Devir işlerinin terk edildiği topraklar bütününde, köylerin elindeki tesisler ile toprağın %2'si, belediyelerdeki tesisler ile %4'ü, kooperatiflerdeki tesisler ile %3'ü, üniversitelerin elindeki tesisler ile yüzde 1'inden daha azı sulanmaktadır. Bu bütünde sulama birlikleri geri kalan %91'lik bir alanı yönetmektedir.

Sulama Birliklerinin Yasal Çerçevesi

Genel olarak yerel yönetim birlikleri için olduğu gibi, sulama birlikleri için de özel bir yasa yoktur. Sulama birlikleri, yerel yönetim birlikleri ile aynı yasal çerçeveye göre var olurlar. Yasal temel 1580 sayılı Belediye Kanunu, 442 sayılı Köy Kanunu, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu'dur. Buna göre sulama birlikleri, ancak yerel yönetimlerin iradesi üzerine ve bunların aralarında kurulabilmektedir. Yukarıdaki incelemenin tüm tartışma konuları sulama birlikleri için tümüyle geçerlidir.

Sulama birlikleri, kendileri birer kamu idaresi olan yerel yönetimlerin inisiyatifi ile kurulmakta; kurulan birlik kamu kurumu niteliği taşımakta; personel istihdamı kamu personel rejimine göre gerçekleştirilmektedir. Buna karşın, sulama birliklerinin karar ve yürütme organları çiftçiler tarafından kendi içlerinden; siyasal kimliği olmayan seçimle belirlenmektedir. Varlığını kamu idarelerinden alan bu kamu kurumları, kamu otoritesi kullanmakta, ancak temel kararlar ve yürütme ne siyasal ne yönetsel nitelikleri olan kişilerden, sulamanın çıkar gruplarından oluşmaktadır. Bu yapısı nedeniyle sulama birlikleri hukuksal olarak tanımsız yapılar durumunda bulunmaktadır; buna karşın hızla yaygınlaşmaktadır.

Sulama Birliği Uygulamasının Genel Özellikleri

Sulama birliklerinin yetersiz tüzel temeli, tarihsel gelişim özellikleri ve 1980'li yıllardan sonra ortaya çıkan özelleştirme yönlü değişme baskısı, uygulamada önemli boyutlara ulaşmış bir karmaşaya neden olmuştur. Uygulamalar gözden geçirildiğinde şu özellikler saptanmaktadır:

Meclis üyeleri bazı birliklerde üye yerel yönetimlerin meclislerinden gelmektedir. Bazı birliklerde sulayıcılar tarafından ve kendi aralarından seçilmektedir.

Bazı birliklerde meclis üye sayısı alan ilkesi temelinde belirlenirken, bazı birliklerde belediye ya da köy olarak ayırım yapılmakta, meclis üye sayısı yerleşim birimine göre belirlenmektedir.

Bazı birlikler hizmet edeceği kişilerin üye olarak kaydedilmesini esas almışlardır. Bazıları görev alanı içerisinde herkesi hizmet götüreceği kişi olarak görmüştür.

Meclis üye sayısı konusunda bir standart bulunmamaktadır. Başlangıçta her yerleşim yerinden alan baz alınarak belirlenen rakam, meclis üye sayısının 100'ü geçmesi sonucunu doğurunca ve bu kadar kişiyi toplamak uygulamada olanaksız olunca, DSİ tarafından, sınırlama getirilmek durumunda kalınmıştır. Son yıllarda kurulan birliklerde bu rakam genelde 80'i geçmemektedir. Bazı bölgelerde üye sayısının maksimum olarak 50-60 arasında tutulması belirtilmiştir.

Bazı birliklerde meclis toplantıları sadece meclis üyelerine duyurulmakta, bazı birliklerde ise üyelerin yanında yörenin etkili ve yetkili kişilerine de çağrı yapılmaktadır.

Bazı birlikler hizmet götüreceği her bireyden katılım payı adı altında belli bir ücretin alınmasını, bazı birlikler böyle bir ücretin alınmasını fakat bu paranın daha sonra tahakkuk edecek sulama ücretinden düşülmesini kabul etmişlerdir. Bazı birliklerde ise böyle bir uygulama yoktur.

1580 sayılı yasa, birlik meclisinin üyelerinin görev süresini azami dört yıl olarak belirlemiştir; buna karşın sulama birliklerinde 2 yıl ile 5 yıl arasında değişen süreler kullanılmaktadır.

Birlik personeli, 657 sayılı yasanın yanısıra, 190 sayılı Genel Kadro KHK'ne, 23.6.1987 tarihli ve 19496 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan "İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlikler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Müessese ve İşletmelerde, İlk Defa Memuriyete Atanacaklara Ait Sınav Yönetmeliği"ne bağlıdır. Bütün bu yasal düzenlemelere rağmen, birliklerde personel alımı konusunda sorunlar vardır. Uygulamada sınav söz konusu değildir. Çalışma koşulları belirli değildir. Ücretleri konusunda tutarlılık yoktur. Takdir yetkisi başkana aittir.

Nitelikli personel temininde hepsi aynı ortak sıkıntıları yaşamaktadır. Bunun yanında birliğin asıl kadrosunu teşkil edecek daimi elemanlara sahip değillerdir. Bir kısmı daimi kadrolar için sözleşmeli personel çalıştırmakta, bir kısmı geçici işçi çalıştırmaktadır; hatta sürekli işlerde yevmiye ile günlük işçi (İş Yasasının 8. maddesi kapsamında) çalıştıran birlikler bile vardır.

Bu yapının doğal sonucu olarak, sendikalaşma oranı son derece düşüktür.

Sulama Birliklerinin Gelişme Çizgisi

Bu kendine özgü yapıların geri planında bir yandan DSİ yönetiminde ilerleyen tarihsel gelişimleri, bir yandan da 1993 yılından bu yana ortaya çıkan Dünya Bankası kredileri etkisi yer almaktadır.

İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan genel Tip Tüzük ile açık bir farklılık gösteren bu uygulama, 1990'lı yıllarda Dünya Bankası kredisinin etkisi ile hızla yaygınlaşmıştır. Gelişmenin başlangıcı 1986 tarihli Drenaj ve Tarla içi Geliştirme Projesi olmuştur. (67) DSİ ve KHGM tesislerinin devrini kapsayan Proje sonunda, Dünya Bankası durumu şöyle değerlendirmiştir: "Tesis edilmiş bulunan işlerle ilgili maliyetlerin geri ödenmesi kredinin bir önşartı olmasına rağmen, bu amaca yönelik çok az sonuç alınabilmiştir. Bu, Dünya Bankası için kabul edilebilir bir durum değildir ve ilerideki projeler için başka bir yaklaşım izlenmesi zorunludur. Dolayısıyla, tarla içi geliştirme çalışmalarının gelecekteki uygulamasında çiftçilerin mali katılımının ve sorumlulukları paylaşmasının zorunlu olduğuna inanılmaktadır. … Sonuç, çiftçilere daha fazla işletme ve bakım sorumluluğunun verilmesi gereğidir." (68) Bu raporun ardından çalışmalar hızlanmış ve sulama birliği sayısı kısa sürede 100'ü aşmıştır.

Dünya Bankası, 1998 yılından başlayarak etkisini bir üst aşamaya taşımıştır. Bu kurum ile Sulama Yönetimi ve Yatırımlarında Katılımcı Özelleştirme Projesi için kredi anlaşması imzalanmıştır. (69) Bu kredi, DSİ ve KHGM'nün işletmecilikten sonra planlama ve yatırımları gerçekleştirme alanından da çekilmesini sağlamayı amaçlamaktadır. İkraz anlaşmasına göre projenin amaçları; (1) tarımsal sulama ile ilgili kurumları güçlendirmek, (2) kamu sektörünü, sulamaların işletme ve bakımı için sağladığı finansman ve sübvansiyon yönünden rahatlatmak, (3) kamu sektörünü, sulama şebekesi yatırımlarındaki finansman ve yönetim rolü açısından rahatlatmaya yönelik süreci başlatmak, (4) tarımda verimlilik artışına katkıda bulunmak üzere sulama dizgesinin etkin ve devamlılık arzedecek şekilde kullanımını teşvik etmek ve (5) su kullanıcı organizasyonlarını güçlendirmek üzere DSİ ve KHGM'ne yardımcı olmaktır. Proje, 1998-2002 yılları arasında uygulanacaktır. "Projede öngörülen toplam harcamalar içindeki kredi miktarı, ilki 20 milyon ABD Doları ve kalanı 17,5 milyon ABD Doları olmak üzere toplam 37,5 milyon ABD Dolarıdır. Bu miktarın 30 milyon ABD Doları su kullanıcı örgütlerine hibe desteği vermek için kullanılacaktır." (70)

Kredi üç bölümden oluşmaktadır. Bir bölümü, sulama birliklerine hibe olarak dağıtılacak fondur. Bu kaynağı DSİ, su kullanıcı organizasyonlarına sulama şebekelerinin işletme ve bakımında kullanılan ekipmanın alımını finanse etmek amacıyla hibe olarak dağıtacaktır. Kredinin diğer bölümü danışmanlık, eğitim ve ekipman hizmetidir. Bu hizmetler DSİ'ye, su kullanıcı organizasyonlarına ve KHGM'ne verilecektir. Üçüncü bölüm ise, damla sulama dizgelerinin alımını ve kurulmasını finanse etmek üzere KHGM aracılığıyla bir su kullanıcı organizasyonuna hibe nitelikli fon olarak kullandırılacaktır. Bu üç bölüm içinde ağırlıklı olan, ekipman alımıdır. Kredinin %85'i bu bölüme ayrılmıştır. Ancak hibe, alınacak ekipman giderinin tümünü değil, %30'unu karşılamaktadır. (71)

Sulama birliklerine devir, dış kredi ile desteklenmesinden belli olduğu üzere gelişimini sürdürecek görünmektedir. Ancak, bu arada sulama planlaması, yatırımcılığı ve işletmeciliği, bir bütün olarak yeni modeller aranan bir alan olma özelliğini sürdürmektedir. Aşağıda özetlenen arayış ve geliştirilen model, sulama birliklerinin zamanla kamu dizgesi dışında çalışan piyasa mekanizması aktörlerine dönüştürülebileceğini göstermektedir.